körle yatan şaşı kalfa

körle yatan şaşı kalfa

1 note

yaşı gereği belli bir dönemi atlatması gereken çocuklara ergen diye aslında çok normal olan ama kelime anlamını yitirmiş bir sıfat yakıştırıp bir zamanlar o “ergen”lerden olduğunu unutanlar. selam, naber? çay koydum içeriz diğ mi? baya kalabalığız muhtemelen..

15 notes

selcandy:

Sanıyoruz ki sevdiğimiz insan yavrusunu herkes bizim gördüğümüz gibi görür. Bize göründüğü kadar güzel ya da yakışıklıdır o herkese göre. Herkes onun zekasının farkındadır, ya da kişiliğinin en köşelerine kadar gidip görebilmektedir. Sanıyoruz ki o kimin elini tutarsa tutsun hep hissettiğimiz şeyleri hissettirir. Yok öyle bir şey aslında, hatta “o işi bi geççen hacı.” O bir tek sana öyle göründüğü için, sen zekasının veya kişiliğinin bu denli farkında olduğun için, sadece senin elini tuttuğunda “öyle” hissettirebildiği için sadece sana aittir zaten. Dünyanın geri kalanı bok yemekle meşgul olduğu için birçok şeyi görmez bile. Ama kendi perspektifini ötekilere atfeder, kendi kendini kıskandırır durursun. Kafayı bile yersin biraz azmedersen. Çünkü evet, sanıyoruz ki onu anlatan şarkıların sözlerini yazan adamlar bile ona aşık.. Bu tip konularda sevgi ve aptallık hep ortaya karışık. Değilse “değil” de.

0 notes

sizi sevmeyen insanları takmıyormuş havalarına girmeyin lütfen. hepimiz biliyoruz ki aslında gayet de umursuyoruz. siz de ondan nefret ediyorsanız problem yok, düşmanınız hayırlı uğurlu olsun. ama siz seviyorken o arkadaşın sizi görmek istememesi tabi üzücü. konumuz bu değil, benim bahsetmek istediğim karşılıklı nefret, edinilen düşman.

benim sevgili düşmanlarım, nasılsınız? hayat nasıl gidiyor? berbat mı, oh oh ne güzel.. düşmanlarımın mutsuzluğu tabiki de benim mutluluğum olamaz. ama benim mutluluğum onların mutsuzluğu olunca oluyor. işte tam o zaman düşmanlık oluyor. ay nasıl da güzel oluyor. 

yani kıytırıktan üç beş adam aklıma gelince oturdum ciddi ciddi yazı yazmaya kalktım ya helal bana. tabi başta ne dedim? umursuyoruz, yapacak bi şey yok.

kalkayım da derse gideyim, meymenetsiz suratlarını bi kez daha göreyim ve pis pis sırıtayım en iyisi. hayat böyle olana güzel. siz beni dinleyin.

1 note

bazılarının ünlemler götüne girsin yemin ediyorum o kadar kıl oluyorum ki anlatamam.. üzülse de sevinse de şaşırsa da sinirlense de !!!!!!! bu nedir abi nedir, neyin haykırışı, neyin isyankarlığı bu? yok mu gülücüğün, soru işaretin noktan falan? hadi hepsini geçtim, ona da sonsuz kıl olmama rağmen kıps koy abi. ;) bunu yani. bıktım ünlem ünlem ünlem. of

ergen stayla mc isyankar cappucino. yeah

1 note

söylenmesi beklenen cümleleri sadece anlık davranışlarda farkettiğiniz zamanlarda, söylendiği an hissedeceğiniz mutluluktan çok daha fazlasına sahip oluyorsunuz. belki de bu yüzden dilinizin ucuna gelen her şey söylenmiyor, gözler ifadeleri zorluyor ve gülümsüyorsunuz. bazen de engel olamıyorsunuz o içinizden taşan sevgiyi ifade etmelere, yine de söylenmesi beklenen cümleler çıkmasın diye dudaklardan, ismini haykırıyorsunuz boş yere. efendim diyor. hiç. sadece içinizden geldi. sevgi içinize sığmadı o an.

söylenmesi beklenen her cümle söylenmesi gereken bir cümle değildir. bazı anlarda sadece gülümsemek gerekir. ama söylenmesi gereken bir cümle varsa, ya söylenmelidir ya da gülümsemenin altına gizlenmelidir. eğer gerçekten cümle o kişiye aitse, gülümsemenizin altına bakıp o cümleyi bulacaktır.

34 notes

[Flash 9 is required to listen to audio.]
77 Plays
Iron & Wine
Flightless Bird, American Mouth

soundslikecornflakes:

Birini çok dikkatli dinlediğinde, sesiyle beraber sözleri de kazınıyor kafana. Okuduğun herhangi bir şey onun hakkında olabiliyor birden. Alakasız şeyler hatırlayıp, alakasız yerlerde gülüyorsun. Bütün yaşadıklarının içinde gereksiz biri olup çıkıyorsun. Anlattığı şeylerden nefret ettiğin halde sana anlattığı için mutlu oluyorsun. Garip bir mutluluk bu, biteceğinden bu kadar emin olduğun bir şeyi nasıl bu kadar sevebiliyorsun. Hayal kırıklığıyla, mutsuzlukla bitecek bir şey sadece mutlu edebiliyor. Zaten bunu başardıktan sonra da bitiyor. Biri mutlaka gidiyor, kalan sadece bomboş oluyor. 

1 note

bazen bu blogumu tanıdıklarıma söylemeseydim keşke diyorum. meraba, evet sana diyorum şu an. canım arkadaşım, sana söylediğim için burayı ve sen çatır çatır okuduğun için ben artık rahat yazamayacağım. bir sevgilim var ve onunla ilgili şeyleri senin bilmemen gerekiyor. hatta artık onunla ilgili şeyleri bir-iki kişi dışında kimsenin bilmemesi gerekiyor. akıllandım canım arkadaşım bakma öyle. çeneni tutamazsan bazı yerler bana zindan olur. bunu bildiğimden burada anlatmayacağım artık bazı şeyleri.

ay neyse niye yazıyorum bunu. kar kış geçse de gezsek artık. evde oturmaktan huyum suyum değişti. bütün gün temizlik yaptım, kurabiye kek falan yaptım. televizyon seyrettim, bi de yetmedi yorum yazdım oraya buraya. şimdi de aslan belgeseli seyrediyorum. sevgilim de var diye iyice durulurum ben şimdi. piiii bu huyum da ne pis ya. nefret ediyorum. mutlu olunca sakin oluyorum, sakin olunca ev kızına bağlıyorum kendimi. bilimsel bi araştırma istiyorum bu konuda. birileri ilgilenebilir mi? heey?

2 notes

eveeeeeet gençler. bugün no küfür no sinir. güzel bir pazar günüydü ve 2. döneme baya güzel başlıyorum. moralim baya iyi yani. şimdi burda söyleyeyim ki üç beş kazan kafalı mutluluğumu sezmeye vakit harcamasın, tüm enerjilerini bozmaya harcasınlar. acele etmeyin şirinler, güzel plan yapın. zira bu sefer işiniz biraz zor gibi.

bugün de acayip bi tesadüf yaşadım ama anlatmaya değer de göremiyorum açıkcası. arka arkaya derslerini alıyor insanlar. “affı olmayan şeyleri önemsemelisiniz.” ben bunu söylerim, çok da doğru bence. ben söylediğim için tabi bence doğru olacak. öyle yani.

bağyanlar sizce de uykuya geçiş faslı çok sıkıcı değil mi? makyaj sil, krem sür, varsa lens çıkar, diş fırçala, pijama giy.. ohoo. pis pasaklı bi erkek olduğunu hayal et hemen. makyaj yok, krem vs yok, lens belki ama kesin üşenir, diş fırçalama yok, üst başla yatar bi de. mis gibi gördünüz mü? adam safi zamandan tasarruf. dur bunu bi düşüneyim.. 1 saniye düşündüm ve yeterli oldu. o ney öyle.

yarın okul açılıyor, daha dersin sınıfı belli değil. gidip bamda oturayım bari. sonra okul açıldı da begüm gitmedi olmasın. aa adımı söyledim, hay aksi..

0 notes

sıkıntılı. arkadaş olmak çok sıkıntılı. sevgiliyle arkadaş kalmaktan falan bahsetmiyorum idiots, baya arkadaşlarımızı idare etmenin sıkıntıları bunlar.

tanrım bana nasıl bi problem vermişse şu yaşıma geldim hala çözemedim ama bu problem arkadaşlarımın her daim dengesiz olmalarına yol açıyor. normalinde düzgün bi insan olduklarını düşünüyorum, ama benimle olan diyaloglarında en olmaması gereken hareketlerini sergiliyorlar. benim sinirleneceğim her şeyi yapıyorlar. hatta acaba ben mi her şeye sinirleniyorum diyerekten çoğu insana sormaya karar vermiştim, hep aynı cevapları aldığımı farkettim. ben haklıyım amk. yani onların söylediği bu. haklıymışım. sıkıntı nerde biliyor musunuz, bana haklısın diyen insanın gidip aynı boku yemesinde. ee noldu şimdi? çok saçma değil mi lan bu?

herkesin bok püsür bir sürü saçmalık yapmasından sıkıldım. dediğim gibi ya bende çözemediğim çok sikimsonik bi problem var ya da insanlar beni sevmiyor amk. sevmiyorsan gelip söyle bence.

bi gün açık konuşacağım ve kalbiniz kırılacak. bunu okuyorsanız, beni tanıyorsanız, ciddi olduğumu bilirsiniz. sizi seviyorum, nolur aynaya bakın ve yaptıklarınızı farkedip gelin. ha yok eğer sorun bendeyse gelip anlatın da bileyim. ders verme çabalarından nefret ettiğimi ve anlamaya çalışmadığım gibi ders de almadığımı çok iyi bilirsiniz. eğer öyleyse boşa uğraşıyorsunuz yani, gereksiz gerilmeyelim. öperim.

0 notes

sigara sağlığa zararlıdır. bunu biliyorum. sadece, bunu diyen her insan sağlığa yararlı değildir. bu yüzden dinlemiyorum. bugün bana bunu söyleyen birine “kendimi gerçekten yalnız hissetmediğimde bırakırım.” dedim. sanırım hiç bu kadar dürüst olmamıştım. aslında yine dürüst olmadım. “beni yalnız bırakmazsan” demeyi çok istemiştim. “sen de çekip gitmezsen”.. o ise bundan habersiz “bu çok uzun sürebilir” dedi. yalnızlığı unutmam uzun sürebilirmiş. uzun ne kadar? bir ay mı, bir yıl mı, senelerce sürer mi?

neden yalnız hissedilir, bunu anlaması lazım. ancak o zaman bana sigarayı bıraktırabilir. her bir hikayemi tek tek dinlemesi lazım. o zaman yalnız olduğumu gerçekten hissedebilir. her anladığından ders çıkarması lazım. ancak o zaman yalnız hissetmemi engelleyebilir. ve dediğim gibi, ben gerçekten yalnız hissetmediğimde sigarayı bırakabilirim.

0 notes

şu sabahın 5 buçuğunda sana bi şey söyleyeyim mi?

dııı rııı rırı rı rı rıııı dıııı rırırıııı rırırıııı dımdımdımdım

işte öyle bir şey.

dünya yine dönüyor, ben yine belalara bulanıyorum.

kendimi nasıl seviyorum belli değil.

gerizekalıyım.

süzme.

dııı rııı rırı rı rı rııı …..

1 note

öğrenciler, dinleyin!

gençler, biliyorum ilk kez duyacaksınız böyle bir şeyi ama lütfen hadi ordan demeyin. üniversiteye daha başlamadıysanız da bu hevesle sakın gelmeyin. söylüyorum, dikkat!

erasmusa gitmeyin!!

ya valla arkanızda kalanları bi düşünün.

koca bir dönem kendimi yapayalnız hissedeceğim. kimseye derdimi doğru düzgün anlatamayacağım, çünkü ilgilenmeyecekler. eve dönerken yol boyu gülemeyeceğim. sabah beni telefonla uyandırıp okula gitmeye ikna edip aşağı caddede beklemeyecek kimse. başımızdan geçen iyi kötü tüm olayları oturup tartışabileceğim biri olmayacak. kahve falına bakamayacağım. onca sınava rağmen kahve içmeye bi yarım saat ayırabilen kimse olmayacak. okula gitmiyorum diye herkes yargılayacak ve bana boşver diyen biri olmayacak. hayvan gibi dedikodumuzu yapacaklar, ben susacağım ama yanımda desteğim olmayacak. ben boka batmak üzereyken kafamı kırma tehdidiyle beni olaylardan uzaklaştıramayacak kimse ve ben dert içinde yüzeceğim yine. mesaj yazarken yanımda durup öyle deme şöyle de, göt olsun falan diye karışamayacak bana taa oralardan.

bu listeyi deli gibi uzatırım.

ayrıca oraya gittiğinde o da yapayalnız olacak biliyorum. önce kimseye alışamayacak. o da okuldan yurda dönerken haykırırcasına gülemeyecek. o da benimle yaptığı saçma geyikleri yapamayacak. (ingilizce geyik mi olur amk). o da derdini orda birilerine anlatamayacak öyle dallandıra budaklandıra.

gençler, bakın çok zor şeyler bunlar. kardeş gibi o kadar zaman geçirirsiniz ve bi anda 5 ay ayrı kalıverirsiniz, o zaman anlarsınız işte. skype’tan yine olan biteni anlatır ederiz ama aynı tadı verir mi allasen. 5 ay çok değil mi amk ya. insaf yemin ederim, beni de düşünsenize biraz. ya da benim gitmem için de bi bütçe yaratsaydınız mesela. ben de orda okusaydım bu dönemi nolurdu yani? eğitim şart değil mi abicim nolcak sanki..

yazın gideceğim yanına tamam ama 5 ay sonra. 5 ay. 5. BEŞ.

şu an biri bana kahve yapsın, diğeri çikolata alsın, öbürü m&m alsın getirsin, beriki de sigaramı yaksın çabuk. metanetliyim bugün amk ağlamayacağım. ama şu dediklerimi biraz hızlı yaparsak.. hadi arkadaşım kaldıralım kıçları..

1 note

ulan eski sevgilimi özleme alışkanlığım yok allahtan. unuttu mu gidiyor da.. yalnız bi şey var.

bunun halası acayip güzel sarma yapardı. canım nasılll çekti nasılll çekti anlatamam.. bi daha o dolmalardan yiyemeyeceğim için ağlayasım geliyor amk. 

burdan kısmetim olacak herifin (hırtoyum ama para bende) anasına, yani benim kaynanam olacak kadına sesleniyorum. o yaprak sarmaları beğenmezsem oğluna işkence ederim. yaprak sarma bilmeyen kaynana istemiyorum, öğreneceksin. o kadar.

ver elini öpem anaaam..

piii gül suyu sürmüş bi de.. ben nasıl bi aileye düştüm hemşerim ya, nerelisiniz siz?

2 notes

bugün her şeye öfkeliyim ve hiçbir şey de yapmak istemiyorum.

demek istiyordum ama tıkıntım, film izledim, buzda kaydım, resim çizdim ve planlar yaptım. yani öfkemi acayip güzel bastırdım. bana dokunanı vururum, o ayrı.

neyse amk yazasım da yok, konuşasım da yok. bugün aylardır ilk kez erken uyuyacağım zaten. gideyim de dört döneyim yatağın içinde. nah uyurum çünkü.